İstanbulspor 2-0 Gaziantepspor (26.08.1995)

Stat: Ali Sami Yen

Hakem: Metin Tokat, Cengiz Akyüz, Fahir Ersoy

İstanbulspor: Hasan Gültang, Şenol Yavaş, Erkut Çağdaş, John van Der Brom, Cedomir Janevski, Nesim Özgür, İsmet Taşdemir, Atakan Sancarbarlaz, Saffet Akyüz (Dk. 73 Hamdi Demirtaş), Peter van Vossen (Dk. 88 Doğan Pek), Hamza Hamzaoğlu

Gaziantepspor: Metin Akçevre, Hasan Yiğit, Hüseyin Sarı (Dk. Mbayisilo Komphela), Mehmet Ali Honca, Erol Gündoğdu (Dk. 77 Ali Ravcı), Cem Beceren, Ali Kemal Alataş, Ayhan Akman, Hasan Çelik (Dk. 46 Bünyamin Kubat), Fernand Coulibaly, Marcello Monteiro

Goller: Dk. 9 Saffet Akyüz, Dk. 39 Hamza Hamzaoğlu (İstanbulspor)

Kırmızı Kart: Dk. 88 İsmet Taşdemir (İstanbulspor)

Sarı Kartlar: Dk. 19 Şenol Yavaş, Dk. 56 Nesim Özgür, Dk. 69 Saffet Akyüz (İstanbulspor), Dk. 75 Mbayisilo Komphela, Dk. 85 Fernand Coulibaly (Gaziantepspor)

İSTANBULSPOR ilk kez üçüncü maçta puan alabildi. Ama açıkça konuşmak gerekirse, bu futbolunu oynadığı taktirde lig sonuna kadar bütün amacı düşmemek mücadelesi olabilir. Neden mi? Bu maçta İstanbulspor’da olumlu olarak dikkat çeken sadece şunlar vardı: Saffet’in arada sırada parlayan futbolculuk yeteneği, Atakan’ın mantıklı veya mantıksız çalışkanlığı, kalecinin özellikle uzak ve yüksek toplarda gösterdiği güvenilirlilik stili… Hepsi bu kadar. Bir şey daha ekleyelim. İstanbulspor geriye çok çabuk koşabilen ve defans bloğunu bir anda 7-8 kişilik bir kalabalık haline getirebilen bir takım. Bunlar bu takımın futbol düzeyinde asla yükselecek bir aşama sağlamazlar.

Bu arada İstanbulspor’un iki Hollandalı sırrın en azından bu maçta takıma faydadan çok zarar verdiklerini kesinlikle söyleyebilirim. Eğer bu iki adamın yerine Türkiye’nin herhangi bir kulübünün PAF takımından akıllıca yapılmış bir seçimle iki delikanlı alınsa, belki onlar takıma daha faydalı olurlardı.

Beenhakker sanırım büyük şöhretine İstanbulspor’daki başarısızlığı ile biraz leke vuracaktır. Gönül ister ki, İstanbulspor yeniden birinci lige gelince toparlansın ve bu ligde yerleşsin. İnşallah…..

Gaziantep’e gelince… İstanbulspor’dan asla iyi değildi ama takım olarak daha fazla göz dolduruyor, sahaya yayılışıyla, yaptıkları paslarla daha bilinçli ve daha akıllı futbol oynuyorlardı. Ne var ki, İstanbulspor’un kalabalık defansının arasına giremiyorlar ve uzaktan yapılan ortalarda kaleci Hasan’ın ellerinden kurtulamıyorlardı.

Bu İstanbulspor bunca yılın birikimini çoktan kaybetmiş. Tribünlere en azından birkaç yüzü Antepli olan 982 biletli seyirci gelmişse, bu ünlü İstanbulspor’un çoktan unutulduğunu gösteriyor. En çok buna üzüldüm.

Bir cevap yazın