İstanbulspor 2-3 Beşiktaş (25.11.2000)

Stat: Şükrü Saracoğlu

Hakem: Serdar Tatlı, Gürhan Güneykaya, Mehmet Yılmaz

İstanbulspor: Zdravko Zdravkov, Emrah Eren, Santos Moura, Ivailo Petkov, Bekir Gür, Recep Çetin, Alioum Saidou, Murat Erdoğan, Alban Bushi (Dk. 68 Sergiu Iepureanu), Bülent Üçüncü (Dk. 75 Mithat Yavaş), Sertan Eser

Beşiktaş: Ike Shorunmu, Ali Beşerler (Dk. 61 Murat Alaçayır), Ümit Bozkurt, Erman Güraçar, İbrahim Üzülmez, Tayfur Havutçu, Mehmet Özdilek, Markus Münch (Dk. 75 İlhan Şahin), Yasin Sülün, Ahmet Dursun (Dk. 54 Fazlı Ulusal), Pascal Nouma

Goller: Dk. 7 Sertan Eser, Dk. 65 Alban Bushi (İstanbulspor), Dk. 9 Pascal Nouma, Dk. 24 Pascal Nouma, Dk. 85 Tayfur Havutçu (PEN) (Beşiktaş)

Sarı Kartlar: Dk. 45 Recep Çetin, Dk. 49 Bülent Üçüncü, Dk. 71 Alioum Saidou (İstanbulspor), Dk. 27 Ümit Bozkurt, Dk. 34 Ali Beşerler, Dk. 85 Fazlı Ulusal (Beşiktaş)

Şimdi herkesin kafasında aynı soru var: “Bu golleri nasıl yediler, bu maçı nasıl zora soktular?”
.
Elbette sorunun sahibi Beşiktaşlılar.
Çünkü ev sahibi takımın ne seyircisi var, ne amigosu… Onlar kendi kendilerine, kendi hallerinde futbol oynuyorlar. Soruyu sormadan önce İstanbulspor’a bakmak gerekir. Sarı- Siyahlılar 10 hafta içeride, dışarıda yenilmeden gol ve puan maratonlarında koşup, ligin alt sıralarından yukarılara tırmandılar. Metin Türel ustanın yılların deneyiminden süzerek takıma kazandırdığı motivasyonla sakin, kararlı ve etkili bir futbol oynuyorlar. Rakibin baskısından asla bunalmıyorlar. Topu kazandıktan sonra çok çabuk hücuma çıkıp net gol pozisyonları yakalıyorlar. Beşiktaş, böyle takımdan goller yediyse, savunmada taşıdığı geleneksel sorunların yanı sıra o becerileri de hesaba katmak gerekir.

Scala anlaşılmaz bir nedenle Erman ve Tayfur’u stoper oynatıp Türkiye’nin en iyi stoperlerinden biri kabul edilen Ali Eren’i sağ kanada yerleştirince zaten tehlike çanları çalmaya başlamıştı. O Tayfur ki, gözle görülmez fakat hissedilir bir düşüş içindeydi. Marke ettiği adamı Bushi, soldan kaçıp topu ortalayınca Sertan o ayarı bozuk savunmanın içinden golü buluverdi. Sonrasında bir şok süreci bekleniyordu. Ama Nouma hem orta alana destek veren araştırıcı, baskılı oyunuyla takımını ateşliyor, hem de iki dakika sonra golünü atıp arkadaşlarını rahatlatıyordu. Aynı Nouma, oyun stilini ve temposunu hiç bozmadan şahane bir dömi voleyle skoru 2-1 yaptığında günün kahramanı olmaya adaylığını koydu. Maçın sonuna kadar bıkmadan usanmadan çalıştı. Serdar Tatlı’nın doğru biçimde verdiği penaltı pozisyonu da onun gayretiyle geldi. İstanbulspor Bushi’nin muhteşem golüyle beraberliği sağlayıncaya kadar Beşiktaş adeta uyudu. Siyah Beyazlılar’da gözle görülür yorgunluk, hatlar arasındaki iletişimi bozarken, İstanbulspor sakin oyununa devam ediyordu. Nouma’nın yarattığı penaltı pozisyonu Kartal’ı sevindirdi. Ancak 3-2’lik zor galibiyetler dizisi devam etti. Bu üç puana elbette Beşiktaşlılar sevinebilir. Ne var ki, Scala’nın bu savunma çaresizliklerine önlem alması kaçınılmaz. Sorun sadece savunmada da değil. Beşiktaş hücumda da Ahmet Dursun’un dengesizliği yüzünden çok top kaybediyor. Bunlara da önlem alınması gerekir.

İstanbulspor birbirlerinin özelliklerini tamamlayan oyunculardan kurulu kaliteli bir takım. Saha içi organizasyonları olumlu. Kolektif anlayışın yanında kişisel adam eksilten özelliklere sahip fazlaca oyuncuları var. Skor avantajı yakaladıktan sonra istedikleri ortamı yakalamışlardı. Ama Nouma’nın attığı goller taktik hesaplarını bozdu. Buna rağmen oyuna ağırlık koyup beraberliği yakaladılar. Ancak yedikleri penaltı golüyle sahadan yenik ayrıldılar. Son saniyede Mithat’ın kaçırdığı gol de akıl alacak cinsten değildi.

Hakem Serdar Tatlı ise çok iyi bir yönetim gösterdi. Kart standartları da yerindeydi. Verdiği penaltı doğruydu.

Bir cevap yazın