Hocaların Hocası Metin Türel

17 Kasım 2018 günü kaybettiğimiz Metin Türel, kulübümüzde 3 sezon futbolcu, 1 sezonda teknik direktör olarak görev yapmıştı. TFF’nin Tam Saha Dergisinde çıkan yazısını, anısını canlı tutmak için yayınlıyoruz.

Türk futboluna önce kaleci, ardından teknik adam ve eğitimci olarak devam eden Metin Türel, “hocaların hocası” unvanıyla biliniyordu.1977-1978 yıllarında A Millî Futbol Takımımızı çalıştıran, 2002-2003 yıllarında A2 Millî Takımı Teknik Direktörlüğü yanı sıra TFF ARPEG Teknik Direktörlüğü görevlerinde bulunan ünlü teknik adam, Beşiktaş ve Trabzonspor başta olmak üzere çok sayıda takımda görevde alırken, Galatasaray, Vefa, Şekerspor, İstanbulspor, PTT, Eyüp ve Taksim’de de kaleci olarak forma giymişti. Rahmetli Türel’in hikâyesini, 24 Mart 2018’de Dinyakos’ta yayınlanan röportajının izlerini takip ederek hatırlayalım…

1937 yılında İstanbul’un Fatih ilçesinin merkez semti Yavuz Selim’de dünyaya gelir Metin Türel. Futbol topuyla da Yavuz Selim İlkokulu’nun bahçesindeki maçlarla tanışır. Semtin köklü kulübü Yavuz Sultan Selim’de de amatör olarak futbol oynamaya başlar.1948’de ilkokulu bitirip Galatasaray’ın orta kısmına girer. Ünlü lisenin Ortaköy’deki binasında yatılı okumaktadır. Sınıf arkadaşlarından biri de daha sonra Beşiktaş Başkanı olacak ve o gün geldiğinde kendisini siyah-beyazlı takımın teknik direktörlüğüne getirecek olan Mehmet Üstünkaya’dır. Jimnastik derslerine Galatasaray’ın eski sol açığı Mehmet Ali Gültekin, Türkçe derslerine ise yine Galatasaray’ın eski millî oyuncularından Muslihittin Peykoğlu girmektedir. Mehmet Üstünkaya gibi Beşiktaşlılar ve birkaç Fenerbahçeli dışında tabiî olarak okulun tamamına yakını Galatasaraylıdır ve Metin Türel’in kalbindeki sarı-kırmızılı ateş de o yıllardan itibaren yanmaya başlamıştır. Önce santrforluğa heveslense de bu alandaki tek becerisi iyi şut atmakla sınırlı olduğundan kalecilikte karar kılar ve 12-13 yaşından itibaren üç direğin arasında durmaya başlar. O dönemde ortaokulda futbol oynamak yasak olduğundan kaleyle buluşması da lise dönemine rastlar. Turgay Şeren ve Coşkun Özarı mezun oluktan sonra Galatasaray’ın lise takımında kalecilik yapar. Fenerbahçe Stadı’nda Lisesi’ni 2-0 yenerek şampiyon oldukları yıl takımın kalesini Metin Türel korumaktadır. Bir yandan da Yavuz Sultan Selim’de oynayan Metin Türel’i, Selimiye ile oynadıkları maçta Gündüz Kılıç görür ve beğenir. Bir de Galatasaray liseli olduğunu öğrenince derhal kulübe gelmesini ister. Böylece 1953 senesinde Galatasaray’da futbola başlar ancak talihsizliğe bakın gibi önünde Turgay Şeren gibi dev birisim vardır. Tam beş yıl Turgay Şeren’in yedeği olarak kalır ancak bir maçta Fenerbahçe’yi karşı oynar ve geleneklere göre “Galatasaraylı olmayı” başarır.

Galatasaray Lisesi’nden mezun olduğu yıl, Galatasaray takımından da ayrılır Metin Türel.1957-58 sezonunda Eyüp’ün,1958-59 sezonunda ise Taksim’in kalesini korur.

1948’de girdiği Galatasaray Lisesi’nden 1957’de mezun olduktan sonra Ankara’da Mülkiye’ye yazılsa da okulun ağırlığını görünce Yüksek Gazetecilik Okulu’na geçmeyi tercih eder. 1958-59 sezonunda, Ankara profesyonel mahalli liginde mücadele eden PTT’ye transfer olur. O sezon önce mahallî ligde şampiyon olan PTT, baraj maçlarını geçerek Millî Lig’e yükselir.1960-61 sezonunda da PTT’de oynayan Metin Türel, 1961-62 sezonunda İstanbulspor’a gelse de önündeki bir başka dev isim yüzünden oynama fırsatı bulamaz. O dönemde 19 yaşında olsa da “Arap” lâkabıyla ünlenen Yılmaz Urul’u yedek bırakmak kolay iş değildir çünkü.1962-63 sezonunda ikinci kez PTT’ye gider. 1963-64 sezonunda ise bir kez daha İstanbulspor’a döner. Yılmaz Urul askere gitmiş, Metin Türel’in de önü açılmıştır. Üç sezon geçirdiği İstanbulspor’dan 1965-66 sezonunda Vefa’ya transfer olur. Yeşil-beyazlı forma altında, eski Galatasaylı oyuncular Candemir Berkman, Büyük Ahmet ve Ergun Ercins’le birlikte Ignace Molnar’ın öğrencisi olur. Bir oyuncu için koordinasyonun önemini o yıllarda Molnar’dan öğrenir. Son olarak 1967-68 sezonunda Afyonspor’da yardımcı antrenör olarak görev yaparken bazı maçlarda kaleye geçer ve aktif futbol hayatına veda eder Metin Türel. Vefa’da dikkat çeken bir teknik adam Ertesi sezon A takımını Cihat Arman’ın çalıştırdığı Vefa’nın genç takımına antrenör olarak gelir. Takımın durumu iyi değildir. Metin Türel’i önce Cihat Arman’ın yardımcısı yaparlar, sonra da takımı tek başına ona teslim ederler. Vefa o sezon kümede kalsa da ertesi sezon takımın başına Yugoslav Lazar Tasiç getirilir. Fakat Tasiç’le takımın kanı uyuşmaz. Sekiz hafta geride kaldığında Vefa’nın tek beraberlikle 1 puanı vardır. Önceki sezondaki başarısı hatırlanınca Metin Türel yeniden göreve çağırılır. Özellikle deplasmanda kazanılar maçlar sayesinde Vefa ligde kalınca Metin Türel’in ismi de bir yıldız gibi parlamaya başlar. O sayede Futbol Federasyonu tarafından 1971 yılında Millî Takım Teknik Direktörü Coşkun Özarı’nın yardımcılığına getirilir. O dönemde Federasyon tarafından eğitime gönderildiği Macaristan’da antrenman biliminin inceliklerini öğrenir.

Metin Türel,1973-74 sezonun başında Beşiktaş’tan kendi tâbiriyle “hiç ummadığı” bir teklif alır. Galatasaray Lisesi’nden sıra arkadaşı Mehmet Üstünkaya, başkanı olduğu Beşiktaş’ın teknik direktörü olmasını ister kendisinden. O sezonu Fenerbahçe hem ligi hem de Türkiye Kupası’nı kazanarak tamamlar ancak Türel’in Beşiktaş’ı da altı sezon sonra ligde ikinci sı- rayı almayı başarır. Siyah-beyazlı takım, bu ikincilik sayesinde kupa finalisti Bursaspor ile Başbakanlık Kupası maçı oynama hakkını elde eder. 5 Haziran 1974 günü Ankara 19 Mayıs Stadı’nda oynanan maç Beşiktaş adına müthiş bir geri dönüşe sahne olur.10’uncu dakikada Vahit Kolukısa ve 21’inci dakikada Tezcan Ozan’dan yediği gollerle 2-0 geriye düşen siyah-beyazlılar, 30’da Vedat Okyar’ın penaltısıyla farkı bire indirip 69’da Ahmet Yılmaz’ın golüyle 2-2’yi yakalar ve müsabakayı uzatmalara taşır. 115’inci dakikada Niko Kovi ile gelen gol ise Beşiktaş’ın 3-2’lik galibiyetini tesciller ve Başbakanlık Kupası’nı İstanbul’a getirir. Şimdi sırada Cumhurbaşkanlığı Kupası vardır. Kupanın bir ucundan lig ve Türkiye Kupası şampiyonu unvanlı Fenerbahçe, diğer ucundan da Başbakanlık Kupası sahibi Beşiktaş tutmaktadır.

Başbakanlık Kupası maçından üç gün sonra 8 Haziran’da yine Ankara 19 Mayıs Stadı’nda sahnelenir bu büyük hesaplaşma. Didi’nin Fenerbahçesi Ilie Datcu, Niyazi Gülseven, Yılmaz Şen, Kâmil Güvenal, Alpaslan Eratlı, Selahattin Karasu, Ziya Şengül, Önder Mustafaoğlu, Mustafa Kaplakaslan, Osman Arpacıoğlu, Cemil Turan on biriyle sahadadır. Metin Türel’in Beşiktaş’ı ise Sabri Dino, Ahmet Börüteçene, Vedat Okyar, Lütfü Isıgöllü, Zekeriya Alp, Kahraman Kartaloğlu, Sanlı Sarıalioğlu, Tuğrul Şener, Ahmet Yılmaz, Mesut Şen, Dorde Milic on biriyle çıkar yeşil zemine. Beşiktaş o gün 20’de Ahmet Yılmaz, 36’da Lütfü Isıgöllü ve 72’de Mesut Şen’in golleriyle 3-0’lık net bir galibiyet alıp Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı yedi yıl sonra ve tarihinde ikinci kez kazanmayı başarır. Siyah-beyazlı takımın üçüncü Cumhurbaşkanlığı Kupası için 12 yıl beklemek zorunda kalacağı hesaba katıldığında, Metin Türel’in bu başarısının değeri biraz daha iyi anlaşılır.

 

1977 yılında Metin Hocayı Millî Takımımızın başında görürüz.1978 Dünya Kupası elemelerine Coşkun Özarı ile başlayan ay-yıldızlılar ilk maçında Malta’yı 4-0 yener ama sonrasında Federasyon Başkanı Hasan Polat’ın istifa kararını, Coşkun Hocanın da ayrılığı takip eder. Deplasmandaki Demokratik Almanya maçına geçici olarak Doğan Andaç yönetiminde çıkıp 1-1’lik beraberlikle dönen Millî Takımımız, akabinde Metin Türel’e emanet edilir. Ay-yıldızlılar, Metih Hoca yönetimindeki ilk maçlarına Bulgaristan karşısında çıkar.16 Şubat1977 tarihinde İnönü Stadı’ndaki bu Balkan Kupası maçını Şenol Güneş – Turgay Semercioğlu, Fatih Terim, Erol Togay, Alpaslan Eratlı, Kemal Batmaz, İsa Ertürk, Mehmet Özgül, Ali Kemal Denizci, Necmi Perekli, Cemil Turan on biriyle oynayan Millî Takımımız, rakibini Ali Kemal Denizci ve Cemil Turan’ın golleriyle 2-0 yenmeyi başarır. Ancak Balkan Kupası’ndaki 4-0’lık Romanya, özel maçtaki 2-1’lik Finlandiya ve Dünya Kupası elemelerindeki 1-0’lık Avusturya ve Çekoslovakya yenilgileri ağızların tadını kaçırır. Balkan Kupası’ndaki 3-1’lik Bulgaristan ile Dünya Kupası elemelerinde iç sahadaki1-0’lık Avusturya ve 2-1’lik Demokratik Almanya mağlubiyetleri yolun sonunun göründüğüne işarettir. Millî Takımımız eleme grubunu 3-0’lık Malta galibiyetiyle tamamlayıp Balkan Kupası’nda Romanya ile 1-1 berabere kaldıktan sonra özel maçlarda İrlanda Cumhuriyeti’ne 4-2, İtalya’ya 1-0 ve Sovyetler Birliği’ne de 2-0 yenilince Metin Türel dönemi sona erer ve takım Sabri Kiraz’a emanet edilir. Metin Hocanın A Millî Takım defteri,13 maçta iki galibiyet, bir beraberlik ve 10 yenilgiyle kapanmıştır.

Teknik Direktörlüğünü Metin Türel, yardımcılıklarını Aykut Kocaman ve Abdullah Avcı’nın yaptığı 2000-2001 sezonu süper lig 12. si kadromuz toplu halde.

Sonrasında bir kez daha Beşiktaş, ardından Zonguldakspor, Karagümrük, üç kez Gençlerbirliği, Trabzonspor, Adana Demirspor, Zeytinburnu, Antalyaspor, Samsunspor ve İstanbulspor’da görev yapan Metin Türel,1986-87 sezonunda Gençlerbirliği ile bir Federasyon (Türkiye) Kupası kazanır. Mücadeleye beşinci kademeden başlayıp sırasıyla Zonguldakspor, Bursaspor, Trabzonspor ve Malatyaspor’u eleyerek finale kadar gelen Gençlerbirliği’nin rakibi Eskişehirspor’dur. Metin Türel’in takımı,13 Mayıs 1987 günü Ankara 19 Mayıs Stadı’nda oynanan finalin ilk ayağında Okan Gedikali, Eyüp Taş, Gökhan Gedikali, Hasan Hacıhasanoğlu, Şirin Berber, Zlatko Krmpotic, Avni Okumuş, Özcan Duman, Halil İbrahim Eren, Osman Özdemir, Harun Erol dizilişiyle sahada yer alır ve Eskişehirspor’u Harun’un iki, Avni, Özcan ve Halil İbrahim’in de birer golüyle 5-0 mağlup eder. Rövanşı Eskişehirspor 2-1 kazansa da kupa Metin Türel’in öğrencilerinin ellerinde tarihlerinde ilk defa yükselir. Aktif teknik direktörlük görevini 2001 yılında İstanbulspor’da sona erdiren Metin Türel’in ismi, Adana Demirspor’daki emeklerine karşılık, Yüreğir’de yapılan bir spor tesisine verilir. Teknik adamlığı süresince pek çok futbolcunun ve antrenörün yetişmesinde büyük emeği olan Metin Türel, 2002-2003 yıllarında A2 Millî Takım Teknik Direktörlüğünün yanı sıra TFF ARPEG Teknik Direktörlüğü görevlerinde de bulunur ve eğitim çalışmalarına ağırlık verir.

2 thoughts on “Hocaların Hocası Metin Türel

  1. Böyle güzel ve tarihi paylasimlar çok hoşuma gidiyor.. rahmetli metin hoca içinde mutlaka burda yer olmalıydı. Bu yüzden bu paylaşım için yönetime teşekkür ederim.

  2. Çok güzel bir özet.Yanlız Metin hocanın çok başarılı bir spor yazarı olduğu ve Tercüman gazetesinde bir çok yazı yazdığı dikkatlerden kaçmış.Eklenirse iyi olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir