Kendi Kaleminden: Selahattin Almay

İstanbulspor’un ilk milli futbolcusu Selahattin Almay’ın kaleme aldığı İstanbulspor ve kendinden bahsettiği bu tarihi yazıyı sizler için paylaşıyoruz.

KIYMETLİ OCAĞIMIZ İSTANBULSPOR

Sene 1920 İstanbul Sultanisine ilk ayak basışım (o vakit lise değildi). Mektebimiz Saraçhane, Zeyrek yokuşunda Münir Paşa Konağında. Biz ilk sıraların çocukları Kırmızı Konakta okumaktayız. Yemekhanemiz ve yatakhanemiz büyük tarafta, yani Münir Paşa Konağında, teneffüs zamanları ağabeylerimizi seyreder, kaçan toplarının peşinden koşardım. Onların vurdukları topların, çıkardığı sesleri, yükselişlerini hayretle seyrederdim. İşte, o günlerde top oynamak arzusu içimi yakmaya başladı. Topum olmadığı için kâğıtlardan yapılmış toplarla yahut küçük taşlarla oynamağa başladım. Zaman geçtikçe bir topa sahip olmak arzusu içinde yanıp tutuşmakta idi, nihayet buna da sahip oldum.

Vefalı Muhteşem ile kendimize göre bir kulüp kurarak mektebe yakın çöpcüler arsasında ciddi! müsabakalara başladık. Yaş ilerlemekte, futbol aşkı her şeyin üstünde, Sarı – Siyahlılık aşkı gün geçtikçe içime yerleşmekte, İlk mektebin son sınıfındayım, sene 1926 – 16 yaşındayım, İstanbulspor kulübü kurulmuş, yakın arkadaşlarım ve kıymetli Emin ağabeyimi teşvik ve ısrarları ile bir anda kendimi terfi maçlarında buldum. Ve Ümit takımıyla yaptığımız bu maçları büyük farklarla kazanarak birinci kümeye terfi ettik. Artık ben de futbolcu olmuştum. Hele sarı – siyahlı formam bana şevk ve mutluluk vermekte idi.

Çok az bir zaman sonra Milli takım adayları arasına seçilmiştim. Zekiler, Alâettinler, Arslan Nihatlar gibi şöhretlerin de arasındayım.

Antrenman maçlarında, o vaktin Parası ve diğer kulüplere 11-12 gol atabiliyor ve bunlarda benim de hissem bulunuyordu. Ve 1932 de kulübümün ilk Milli Futbolcusu oldum. Bu benim için en büyük saadet, en büyük mutluluktur. Yugoslavlara karşı ilk milli maçım ve İstanbulspor’un ilk milli futbolcusu. Zamanımızda Milli Maçlar 3 – 5 senede bir yapılırdı. Bu arada Ruslarla “Halkevleri Muhteliti” maçı altında karşılaşmalar yaptık. Bunlar haricinde Bulgarlara, Macarlara karşı Milli, Çeklere, Romenlere ve Yunanlılara karşı İstanbul muhteliti namıyla oynadık. İstanbulspor benim için her şeydi. Hem umumi kaptan, hem çalıştırıcı hem de idareci olmuştum. Her şey benim için sarı – siyahtı. Hâlâ da bu renklerin ve kulübümün meftunuyum. Çalıştık, kıymetli arkadaşlarımla uğraştık, 1934 tarihine kadar İstanbul şehrine nasip olmayan Türkiye Şampiyonluğunu bu şehre ilk defa hediye ettik. Bu hatıralarla dolu olan günlerim benim en mesut zamanlarımdır. İstanbulspor’lu olmakla şeref duymaktayım. Efendi olmuş ve efendi kalmış kulübümle daima iftihar ederim.

Selahattin Almay

Bombacı: Selahattin Almay

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir